Yazı Detayı
17 Haziran 2017 - Cumartesi 18:52 Bu yazı 756 kez okundu
 
Araştırma açık bir sınavdır
İsmet Erbaş
ismeterbas05@hotmail.com
 
 

Hünkâr Hacı Bektaşi Veli’nin, “Araştırma açık bir sınavdır “mesajının analizini yapalım. İnsanlar hayatları boyunca olumlu veya olumsuz birçok olaylarla karşılaşırlar.

Mervan’ın soyundan olan Abdülaziz, Şam Hükümeti tarafından Medine’ye Vali olarak atanmış. Cuma namazı hutbesini her zamanki gibi Hz. Ali’ye küfürler ederek sona erdirmiş.

Bir gün on iki yaşında olan oğlu Ömer ile arasında şöyle bir konuşma geçmiş;

-Babacığım, sen ne zaman hutbe okusan, her hangi bir konuda konuşma yapsan çok rahat bir şekilde tam bir ferasetle konuyu anlatıyorsun. Ama her nedense Ali’ye lanet okuma sırası geldiğinde sanki dilin tutuluyor, kekeliyorsun bunun sebebi nedir?

-Abdülaziz; “Oğlum sen bu konunun ne olduğunu anlamış mısın?

-Evet, anladım babacığım.

-Oğlum, çevremizi saran minberimizin etrafında oturan bu insanlar, Ali’nin faziletlerine dair benim bildiklerimi bilselerdi eğer, bizim çevremizden dağılıp, Ali’nin evlatlarının peşine takılırlardı.

Bu gerçeği babasından öğrenen Ömer, ne zaman dua etse duasında; “Ya Rabbim bana İslâm Halifeliğini nasip etki, benim atalarımın Allah’ın Resul’ünün Ehlibeytine yapılan bu batıl, bidati İslam mescitlerinden yasaklayım” diyerek Allah’a yalvarırmış.

Ömer bin Abdülaziz, İslam halifesi olarak başa geçince ilk icraatı camilerde Ehlibeyte yapılan laneti kaldırmak olmuş. Ömer bin Abdülaziz, zengin olan gayrimüslim Şuhut’u çağırarak gizlice şu talimatı vermiş; “Yarın camiye geleceksin, ben ulemalar bu adam kızımı oğluna istiyor siz ne dersiniz, bizim kanunlarımız buna cevaz veriyor mu? Diye soracağım. Ulemalar bizim şeriatımızca kızınızı Şuhut’un oğluna vermeniz caiz değildir derlerse o zaman şöyle diyeceksin. Sizin Peygamberiniz Muhammed neden Ali’ye kızını verdi. Sizler Ali’ye küfür ediyorsunuz ve ona kâfir diyorsunuz. Mademki Peygamberiniz, kâfir olan Ali’ye kızını vermiş öyleyse Halifeniz Ömer de kızını benim oğluma pekâlâ verebilir diyeceksin. Bu cevap karşısında ulemalar aciz kalmışlar. Ömer bin Abdülaziz o günden itibaren camilerde Hz. Ali(AS) a küfür edilmesini yasaklamış. Allah Ömer bin Abdülaziz’den razı olsun. İşte bir gerçeğin karanlıkta kalmaması için araştırılarak gün yüzüne çıkması imanlı ve edepli insanların sınavıdır.

Samir ve çevresinde çetin bir kuraklık yaşanıyormuş. Zamanın Abbasi halifesi Mutemet yağmur duasına çıkılmasını emretmiş. Halk üç gün peş peşe yağmur duasına çıkmasına rağmen yağmur yağmamış. Dördüncü gün Başpiskopos Hıristiyanlar ve rahiplerle birlikte yağmur duasına çıkmış. Rahiplerden biri ellerini dua için göğe açınca yağmur yağmış. Başpiskopos bunu ertesi günde tekrarlamış ve artık ihtiyaç duymayacakları kadar yağmur yağmış. Bu olay, halk arasında hayretle karşılanmış. Etrafta söylentiler dolaşmaya başlamış. Ve Müslümanlar İslamiyet’i bırakıp Hıristiyanlığa yönelmeye başlamışlar. İslâm halifesi, bu günlerde hapiste olan imam Hasan Ali Asker(AS) mı yanına çağırıp; “Ceddinin ümmetine sahip ol, saptırmaya başlamışlar” demiş. İmam Hasan Ali Asker(AS); “Yarın Salı günü Başpiskopos ve rahiplerini çölde toplanmalarını iste” demiş. Halife; “Halk artık yağmur istemiyor, yeterince yağdı çölde toplanmalarının ne yararı var” diye sormuş. İmam; “Allah’ın isteğiyle kuşku ve tereddütleri ortadan kaldırmak için” demiş. Halifenin emriyle Hıristiyan liderleri rahiplerle birlikte Salı günü çölde toplanmışlar. İmam Hasan Ali Asker(AS) da oldukça kalabalık bir gurupla oraya gelmiş. Hıristiyanlar ve rahipler yağmur için ellerini göğe açtıklarında hava bulutlanmış ve yağmur yağmış. İmam Hasan Ali Asker(AS); “Başpiskopas'ın elinde parmaklarının ortasında sakladığını çıkarmasını emretmiş.” Bunun üzerine Başpiskopos parmaklarının arasından siyahlanmış bir insan kemiği çıkarmış. İmam kemiği alıp bir beze sarmış ve rahibe; “Şimdi yağmur iste” diye buyurmuş. Rahip bir defa daha ellerini açmış ama bu kez tersine hava açılmış ve güneş ortaya çıkmış. Halk iyice şaşırmış. Halife, İmama bu kemik nedir? Diye sormuş. İmam Hasan Ali Asker(AS), bu ilahi Peygamberlerden birinin kemiğidir. Mezarından çıkarmışlar. Halife, İmam Hasan Ali Asker(AS) mı kutladı bu sebepten dolayı hapisten çıkmış oldu.

İşte Hünkâr Hacı Bektaşi Veli’nin “Araştırma açık bir sınavdır” sözünün anlamı bu anlatılan olaylarla da anlaşılmaktadır.

 
Etiketler: İsmet Erbaş, Araştırma açık bir sınavdır
Haber Yazılımı