Yavuzlar İnşaat
Yavuzlar İnşaat
Yavuzlar İnşaat
Elit Restaurant
Yeni Uuk
Haber Detayı
13 Mart 2019 - Çarşamba 20:14 Bu haber 1150 kez okundu
 
‘Sağlık çalışanları ağız tadıyla güzel bayramları karşılaşın istiyoruz’
Türkiye Kamu Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık Sen Aydın Şube Başkanı Ahmet Bozkurt, 14 Mart Tıp Bayramı’nın bundan tam 100 yıl önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de iki kule arasına dev bir Türk Bayrağı asan Tıbbiyelilerin işgale tepki, milletine sevda ve vatanına bağlılığın bir yansıması olduğunu bildirdi.
SAĞLIK Haberi
‘Sağlık çalışanları ağız tadıyla güzel bayramları karşılaşın istiyoruz’

AYDIN- Yazılı bir açıklama yapan Başkan Ahmet Bozkurt, Türk Sağlık-Sen’in, 100 yıl önceki idealin temsilcisi, o asil ruhun günümüze yansıması olduğunu belirterek, “Sevdası Türkiye olan bizler, her şartta ve zamanda bayrak, vatan, millet ve devlet demekten asla vazgeçmeyeceğiz. İşte böylesine kutsal bir mirasın sahipleri sağlık çalışanlarımızın bugün karşı karşıya kaldıkları sorunlar nedeniyle 14 Mart Tıp Bayramını, bayram tadında karşılamaya hasret kaldık” dedi.

Bugün mobbing ve şiddetten en fazla mağdur olanların sağlık çalışanları olduğunu belirten Başkan Bozkurt, açıklamasında şunları söyledi:

“Her 30 dakikada bir sağlık çalışanın şiddete uğradığı, doktorların kafasına kaldırım taşları atıldığı, hastanelerin basıldığı ve şiddetin cinayete dönüşmeye başladığı bir çalışma ortamı mevcuttur. Bazı düzenlemeler ile önlemler alınmak istenmişse de bunların yetersiz olduğu ortadadır. Bu nedenle acil bir şekilde sağlıkta şiddete istisnasız tutuklu yargılama gelmeli, sağlık kurum ve kuruluşları sıfır toleranslı alan ilan edilerek burada işlenen suçların ertelenmesi veya paraya dönüştürülmesine son verilmeli ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında belli bir süre paralı sağlık hizmeti uygulaması hayata geçirilmelidir.

Bir başka bela olan mobbingin önüne geçilmelidir. Özellikle idarecilerin yaptıkları baskılara bir son verilmelidir. Bazı idareciler kurumda ki asli görevlerini unutarak bir sendikanın temsilcisi gibi davranarak kurum içindeki uyum ve ahengin bozulmasına neden olmaktadırlar. Özgür ve hür iradeyle sendikal tercihler noktasında asla taraf olmamalı asıl görevi olan vatandaşın ve çalışanın memnuniyetini sağlamalıdırlar. Bu konuda yapılacak en doğru iş de kamuda ehliyet ve liyakate dayalı, adaleti esas alan bir yönetim sistemi oluşturmaktır.

Aşırı iş yükü sağlık çalışanlarının çalışma, aile ve sosyal hayatlarının zorlaştıran bir diğer sorundur. Bu konuda planlı bir istihdam politikasına ihtiyaç olduğu açıktır.

Aile hayatına zarar veren bir diğer meselede sözleşmeli istihdamdır. Çalışanları eşinden ve çocuğundan ayrı bırakan, ailelerde huzuru bozan, yuvayı parçalayan bu uygulama bir an önce sonlandırılmalıdır. Tüm sağlık çalışanları kadrolu personel olarak istihdam edilmelidir.

Sağlık çalışanları mobbing, şiddet, yoğun iş yükü aile ve sosyal hayattan feragat gibi birçok sıkıntıya katlanarak devletinin emrinde milletine hizmet ederken, emeklerinin karşılığı bir nebze de olsa karşılanıyor mu diye sorarsanız buna vereceğimiz cevap ne yazık ki hayırdır.

Döner sermayeler sıfırlanmıştır. Çalışanlar sabit ek ödemeye mahkum edilmişlerdir. Bu durum tüm sağlık çalışanlarının ekonomilerinin büyük zarar görmesine neden olmuştur. Bu konuda başlattığımız dilekçe kampanyası sürmektedir. Tüm çalışanları döner sermaye mücadelemize katkı vermeye çağırıyoruz. Emeğimizin ve alınterimizin karşılığını almak için mücadelemizi her daim sürdüreceğiz.

Bunun yanı sıra 3600 ek gösterge, ek zam gibi temel ekonomik beklentilerimize de hala bir yanıt verilmiş değildir. Bu beklentilerimiz lütuf değil, bir haktır. Çünkü toplu sözleşmede enflasyon farkının bile gerisinde kalan bir zamma imza atılması kamu çalışanların bütçelerinde çok ciddi yaralar açmıştır. Bunların kapanması ve zararların telafisi için ek zam şarttır. Tüm çalışanların ek göstergeleri hakkaniyetli bir şekilde yükseltilmelidir.

Bir önceki 14 Marttan bugüne temel sorunlardan sadece yıpranma payı için küçük bir adım atılmıştır. Fiilen 9 yıla 1 yıl, geriye dönük çalışmanın dahil olmadığı ve tüm çalışanları kapsamayan bir yıpranma payı hayata geçmiştir. Beklentilerin çok uzağında kalan yıpranma payının çalışanlara bir faydası olması için mutlaka yeniden değerlendirilmesi şarttır.

Ülkemizde sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan 920 Bin çalışanın sorunları ve talepleri için bu 14 Martta somut adımlar ve yasal düzenlemeler görmek istemekteyiz. Çalışanlar sorunlar yumağı içerisinde çalışanlar bırakılmamalı. Hamaset dolu sözlerle 14 Mart geçiştirilmemelidir.

Biz icraat istiyoruz. Sağlık çalışanları ağız tadıyla güzel bayramlara merhaba desin diyoruz.

Tarihi önemi ve düşmana karşı asil duruşu ile bize her şartta ve zamanda kutlayacağımız 14 Mart Tıp Bayramının tüm sağlık çalışanlarına kutlu olmasını diliyor, Millet olarak hepimizin daha huzurlu, aydınlık 14 Martlara ve yarınlara ulaşmamızı temenni ediyoruz.”

Kaynak: () - Haber Merkezi Editör: Yeni Ufuk
Etiketler: Aydın, Türk Sağlık-Sen, Ahmet Bozkurt, Tıp Bayramı
Yorumlar
Haber Yazılımı